Hormon bozukluğu nedir?

Düzenleyici organlardaki bozukluk diğer hormon bezlerini etkiler ve çeşitli rahatsızlıklara neden olur. Bu bozukluk iç salgı bezlerinden birinde olmuşsa, yalnız bu bez tarafından yapılan hormon salgılanması etkilenir. Bez dokusunun faaliyetinin az veya çok oluşuna göre, hormon salgılanması da değişkenlik gösterir. Fazla olmasına neden, genellikle bezlerde tümör oluşmasıdır. En çok rastlanan hormon bozukluğu, şeker hastalığıdırHormon bozukluğu

Hormon bozukluklarında esas hormon bozuklukları (iç salgı bezi faaliyetinin bozukluğu) ile ikincil hormonal bozukluklar (iç salgı bezinin fonksiyonunun normal olduğu ancak diğer hormonlar tarafından düzenlenemediği) arasında ayırım yapmak gerekir. Bu ikinci durumda, hastalıkların çoğuna tiroid, adrenal ve gonadlar gibi bezleri uyaran çeşitli hormonlar salgılamakla görevli hipofizdeki bozukluklar neden olur. Eğer hipofizin tümü zarar görmüşse (kafatası tabanındaki kırıklardaki gibi) buna panhipopitütarizm denir. İlgili patolojik tabloya Sismonds hastalığı veya doğumdan sonra meydana gelmişse Sheehan sendromu denir. Uyarıcı veya frenleyici hormonlar zerk edilerek (uyarma ve frenleme testleri) hormonların işlevlerinin yolunda gidip gitmediği kontrol edilir. Bazen bir tümörün büyümesinden ötürü o denli çok bez dokusu oluşur ki, frenleme testine biraz reaksiyon gösterilmiş olsa bile, hormon üretimi hep fazladır.

Organ çok çalışıyorsa, bez dokusunun bir kısmı alınır. Tümör olduğu zaman bezin tümünü almak gerekir. Ne yazık ki adrenal, yumurtalık ve erbezlerinde tümörler hemen hemen hiçbir zaman tek yanlı değildirler. Eğer öyle olsaydı, bezlerin bir tarafı alınır, onun işlevini de geride kalan kısım görürdü. Bez dokusunun tümü alındığında eksilen hormonların yerine ilaç verilir. Artık bazı hormonların kimyasal sentezi olanaklıdır. Diğerleri hala ölü hayvanların hormon bezleri gibi doğal kaynaklardan elde edilir. Bu yolla elde edilen ensülinle şeker hastalarının uzun yıllar yaşamasını sağlamak olanaklıdır.